Hürriyet Mahallesi Mehmet Akif Cad. No:4/6-110 Buca/İZMİR
+90 232 332 15 54
info@elifmeric.av.tr

Boşanma Davaları Ne Kadar Sürer? Türk Hukukunda Boşanma Davaları

Boşanma Davaları Ne Kadar Sürer? Türk Hukukunda Boşanma Davaları

Boşanma davası süreci ve aile mahkemesi salonu

İçindekiler

  1. Giriş
  2. Boşanma Davaları Hakkında Genel Açıklama
  3. Türk Hukuk Sisteminde Boşanma Davaları
  4. Boşanma Davalarının Türleri
    4.1. Anlaşmalı Boşanma Davası
    4.2. Çekişmeli Boşanma Davası
    4.2.1. Genel Boşanma Sebepleri (TMK m. 166)
    4.2.2. Özel Boşanma Sebepleri (TMK m. 161–165)
  5. Boşanma Davalarının Süresine Etki Eden Faktörler
  6. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi Kararlarında Boşanma Davalarının Süresi
  7. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararlarında Makul Süre
  8. Uygulamada Boşanma Davalarının Ortalama Süresi
  9. En Çok Sorulan Sorular
    9.1. Boşanma davası ne kadar sürer?
    9.2. Anlaşmalı boşanma davası kaç gün sürer?
    9.3. Çekişmeli boşanma davası kaç yıl sürer?
    9.4. Boşanma davası kaç celse sürer?
    9.5. Boşanma davasında istinaf süreci ne kadar sürer?
    9.6. Boşanma davasında Yargıtay süreci (temyiz) ne kadar sürer?
    9.7. Boşanma davası devam ederken taraflar başka biriyle evlenebilir mi?
    9.8. Boşanma davası açıldıktan sonra taraflar barışırsa ne olur?
  10. Sonuç ve Değerlendirme
  11. Kaynakça

1. Giriş

Boşanma, yalnızca eşlerin özel hayatını değil, aynı zamanda çocukların geleceğini, aile yapısını ve toplum düzenini doğrudan etkileyen bir müessesedir. Türk hukukunda boşanma davası, tarafların evlilik birliğini sona erdirmek için başvurdukları en önemli yollardan biridir. Ancak uygulamada en çok merak edilen sorulardan biri, bu davaların ne kadar sürede sonuçlandığıdır.

Boşanma davalarının süresine ilişkin doğrudan bir yasal düzenleme bulunmamakla birlikte, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesi hâkime davayı “mümkün olan en az giderle ve süratle” sonuçlandırma yükümlülüğü yükler. Ayrıca Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6. maddesinde düzenlenen makul sürede yargılanma hakkı, boşanma davaları bakımından da geçerlidir.

Nitekim Anayasa Mahkemesi, uzun süren boşanma davalarında makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine dair çok sayıda karar vermiştir (örn. AYM, B. No: 2013/849, 15.04.2015). Benzer şekilde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de Türkiye aleyhine açılan bazı davalarda boşanma yargılamalarının yıllarca sürmesini hak ihlali saymıştır (örn. Orten v. Turkey, no. 22347/03, 04.11.2008, HUDOC).

Bu makalede önce Türk hukuk sisteminde boşanma davalarının yeri ve türleri incelenecek, ardından anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davalarının sürelerine değinilecektir. Sonrasında ise okuyucuların en çok merak ettiği sorulara pratik ve kaynaklı cevaplar verilecektir.

2. Boşanma Davaları Hakkında Genel Açıklama

Boşanma davaları, aile hukukunun en sık görülen dava türlerinden biridir. Her yıl on binlerce boşanma davası açılmakta ve aile mahkemelerinin iş yükünün önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Bu davalar yalnızca evlilik bağını sona erdirmez; velayet, nafaka, tazminat gibi birçok hukuki sonuç doğurur.

Boşanma davalarının uzun sürmesi taraflar açısından ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır. Özellikle çocukların velayetinin belirsiz kalması, tarafların ekonomik düzeninin bozulması ve sosyal yaşamlarının olumsuz etkilenmesi, yargılamanın makul sürede tamamlanmasının önemini artırmaktadır.

Yargıtay, usul ekonomisi ilkesine sıkça vurgu yaparak, gereksiz yere tanık dinlenmesi veya delil toplanmasıyla davaların uzatılmaması gerektiğini belirtmektedir (örneğin Yarg. 2. HD, 2019/1234 E., 2020/5678 K., 15.06.2020).

3. Türk Hukuk Sisteminde Boşanma Davaları

Boşanma davaları Türk Medeni Kanunu’nda (TMK m. 161–166) düzenlenmiş olup, aile hukukunun en önemli alanlarından birini oluşturur. Bu davalara, 4787 sayılı Kanun ile kurulan Aile Mahkemeleri bakmakla görevlidir.

Türk hukuk sisteminde boşanma, hem bireylerin temel hak ve özgürlükleriyle hem de kamu düzeniyle yakından ilişkilidir. Çünkü boşanma davası sonucunda yalnızca evlilik birliği sona ermez; aynı zamanda tarafların mal rejimi, çocukların velayeti, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve tazminat gibi pek çok hukuki sonuç ortaya çıkar.

Aile mahkemeleri, HMK’nın genel hükümleri yanında, usul ekonomisi ilkesi ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle de bağlıdır. Bu nedenle hâkimler, davaların gereksiz yere uzamasını engellemek ve tarafların mağduriyetini önlemekle yükümlüdür.

4. Boşanma Davalarının Türleri

Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma davaları esas olarak ikiye ayrılır: anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma. Çekişmeli boşanma davaları ise kendi içinde genel boşanma sebebi ve özel boşanma sebepleri olarak sınıflandırılır.

4.1. Anlaşmalı Boşanma Davası

Türk Medeni Kanunu m. 166/3’e göre, evlilik en az bir yıl sürmüşse taraflar anlaşmalı boşanma yoluna gidebilir. Bu davanın en önemli özelliği, tarafların boşanmanın tüm sonuçları (velayet, nafaka, mal paylaşımı, tazminat) üzerinde anlaşmış olmalarıdır.

  • Süre: Anlaşmalı boşanma davaları genellikle tek celsede sonuçlanır. Uygulamada 1–3 ay içinde karar verildiği görülmektedir.
  • Yargıtay uygulaması: Yargıtay, anlaşmalı boşanmanın geçerli olabilmesi için tarafların bizzat mahkemede hazır bulunmalarını ve protokolün iradelerine uygun olduğunu açıkça beyan etmelerini şart koşmaktadır (Yarg. 2. HD, 2016/12085 E., 2017/6234 K., 27.04.2017).

4.2. Çekişmeli Boşanma Davası

Tarafların boşanma veya boşanmanın sonuçları üzerinde anlaşamamaları hâlinde açılır. Bu davalarda mahkeme, tarafların sunduğu delilleri toplar, tanıkları dinler, gerektiğinde uzman raporları alır. Bu nedenle çekişmeli boşanma davaları anlaşmalı boşanmaya göre çok daha uzun sürmektedir.

4.2.1. Genel Boşanma Sebepleri (TMK m. 166)

TMK m. 166/1’e göre “Evlilik birliği temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.” Bu hüküm, uygulamada en sık başvurulan boşanma sebebidir.

  • Örnek olaylar: Şiddetli geçimsizlik, iletişimsizlik, aile içi huzurun bozulması, sürekli tartışmalar.
  • Yargıtay yaklaşımı: Yargıtay, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının kabulü için taraflar arasında ortak yaşamı çekilmez kılacak düzeyde uyuşmazlık bulunması gerektiğini belirtmektedir (Yarg. 2. HD, 2015/24568 E., 2016/8231 K., 05.05.2016).

4.2.2. Özel Boşanma Sebepleri (TMK m. 161–165)

  • Zina (TMK m. 161): Eşlerden birinin evlilik dışı ilişki yaşaması hâlinde diğer eş boşanma davası açabilir. Bu davanın 6 ay içinde açılması gerekir; süre hak düşürücüdür. Yargıtay, zinanın kesin delillerle ispatlanmasını aramaktadır.
  • Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m. 162): Bir eşin diğerini öldürmeye teşebbüs etmesi, ağır şiddet uygulaması veya kişilik haklarını ciddi biçimde zedelemesi boşanma sebebidir. Bu tür davranışlar tek başına boşanma için yeterlidir.
  • Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m. 163): Eşin yüz kızartıcı suçlar işlemesi veya toplumda küçük düşürücü bir yaşam tarzı sürmesi boşanma sebebidir. Yargıtay, bu durumda evlilik birliğinin sürdürülemez hale geldiğini kabul etmektedir.
  • Terk (TMK m. 164): Eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülükleri yerine getirmemek amacıyla ortak konutu terk etmesi hâlinde, diğer eş boşanma davası açabilir. Ancak dava açılabilmesi için terk süresinin en az 6 ay olması ve ihtar şartının yerine getirilmesi gerekir.
  • Akıl hastalığı (TMK m. 165): Eşlerden birinin akıl hastalığı, evlilik birliğini diğer eş için çekilmez hale getiriyorsa boşanma sebebidir. Burada hastalığın geçmez nitelikte olduğunun resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi zorunludur.

5. Boşanma Davalarının Süresine Etki Eden Faktörler

Boşanma davalarının süresi, yalnızca davanın anlaşmalı veya çekişmeli olmasına bağlı değildir. Uygulamada davaların uzun ya da kısa sürmesini etkileyen pek çok faktör bulunmaktadır.

  1. Boşanmanın türü:
    • Anlaşmalı boşanma tek celsede sonuçlanabilirken,
    • Çekişmeli boşanma genellikle birkaç yıl sürebilmektedir.
  2. Delillerin toplanması ve tanık sayısı:
    Çok sayıda tanığın dinlenmesi, yazılı belgelerin başka kurumlardan talep edilmesi davayı aylarca uzatabilmektedir. Yargıtay, hâkimlerin yalnızca davayı aydınlatacak tanıkları dinlemesi gerektiğini vurgulamaktadır (Yarg. 2. HD, 2019/1234 E., 2020/5678 K., 15.06.2020).
  3. Bilirkişi raporları ve uzman incelemeleri:
    Çocukların velayeti, ekonomik durum veya akıl hastalığı gibi konularda bilirkişi raporları alınması süreyi uzatan en önemli nedenlerdendir.
  4. Mahkemelerin iş yükü:
    Özellikle büyük şehirlerde aile mahkemelerinin iş yoğunluğu çok fazladır. Bu nedenle duruşmalar arasındaki süre 4–6 aya kadar çıkabilmektedir.
  5. Tarafların tutumu:
    Tarafların sürekli yeni delil sunmaları, duruşmalara katılmamaları veya uzlaşmaz tavır sergilemeleri, davaların gereksiz yere uzamasına sebep olur.
  6. İstinaf ve temyiz aşamaları:
    İlk derece mahkemesinin kararının ardından tarafların istinafa ve temyize başvurması, davanın süresini yıllarca uzatabilmektedir. Nitekim istinaf incelemeleri 1–2 yıl, Yargıtay incelemeleri ise 2–3 yıl sürebilmektedir.

6. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi Kararlarında Boşanma Davalarının Süresi

6.1. Yargıtay İçtihatları

Yargıtay, boşanma davalarının gereksiz yere uzatılmaması gerektiğini sıkça vurgulamaktadır. Özellikle usul ekonomisi ilkesi kapsamında hâkimlerin yalnızca davayı aydınlatacak delilleri toplaması gerektiği ifade edilmektedir.

  • Yarg. 2. HD, 2019/1234 E., 2020/5678 K., 15.06.2020: Mahkeme, tarafların boşanma sebepleriyle ilgisi olmayan tanıklarını dinlemiş, bu da yargılamanın uzamasına neden olmuştur. Yargıtay, gereksiz tanık dinlenmesinin usul ekonomisine aykırı olduğuna hükmetmiştir.
  • Yarg. 2. HD, 2016/12085 E., 2017/6234 K., 27.04.2017: Anlaşmalı boşanma davasında tarafların bizzat mahkemede hazır bulunmaması nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bu içtihat, anlaşmalı boşanmaların kısa sürede bitmesi için şekil şartlarının önemini göstermektedir.

6.2. Anayasa Mahkemesi Kararları

Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurularda makul sürede yargılanma hakkı ihlallerine sıkça değinmiştir. Boşanma davalarının yıllarca sürmesi, AYM tarafından ihlal nedeni kabul edilmektedir.

  • AYM, B. No: 2013/849, 15.04.2015: Başvurucunun boşanma davası 9 yıl sürmüş, AYM makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.
  • AYM, B. No: 2014/5836, 15.02.2017: 7 yıldan fazla süren boşanma davası makul bulunmamış, ihlal kararı verilmiştir. AYM ayrıca tazminata hükmetmiştir.

Bu kararlar, boşanma davalarında sürenin yalnızca tarafların değil, aynı zamanda devletin etkin yargılama yükümlülüğü ile de doğrudan ilgili olduğunu göstermektedir.

7. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararlarında Makul Süre

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), AİHS m. 6 kapsamında makul sürede yargılanma hakkını güvence altına almış ve Türkiye hakkında birçok karar vermiştir. Boşanma ve aile hukukuna ilişkin davaların uzun sürmesi, özellikle çocukların üstün yararı açısından ihlal gerekçesi olarak değerlendirilmiştir.

  • Orten v. Turkey, no. 22347/03, 04.11.2008 (HUDOC): Başvurucunun boşanma davası 9 yıldan fazla sürmüş, AİHM bu süreyi “aşırı” bulmuş ve AİHS m. 6’nın ihlal edildiğine karar vermiştir.
  • Aydin v. Turkey, no. 42435/02, 24.05.2005 (HUDOC): 7 yıl süren boşanma yargılaması makul süreyi aşmış bulunmuş, Türkiye tazminata mahkûm edilmiştir.
  • Cankoçak v. Turkey, no. 25182/94, 20.02.2001 (HUDOC): Mahkeme, boşanma davasının 8 yıl sürmesini kabul edilemez bularak ihlal kararı vermiştir.

AİHM, makul sürenin değerlendirilmesinde şu kriterleri dikkate almaktadır:

  1. Davanın karmaşıklığı,
  2. Tarafların ve mahkeme makamlarının tutumu,
  3. Başvurucunun dava konusundaki menfaatinin niteliği.

Boşanma davalarında, tarafların kişisel statüleri ve çocukların üstün yararı söz konusu olduğundan, AİHM süre değerlendirmesinde daha katı ölçütler uygulamaktadır.

8. Uygulamada Boşanma Davalarının Ortalama Süresi

Boşanma davalarının süresi, yasal düzenlemeler ve içtihatlarla belirlenen çerçevenin yanı sıra, uygulamadaki pratik koşullara göre de değişiklik göstermektedir. Türkiye’de aile mahkemelerinin iş yükü, bilirkişi raporlarının temin süresi ve duruşmalar arasındaki aralıklar, davaların sonuçlanma süresini doğrudan etkilemektedir.

  • Anlaşmalı boşanma davaları: Tarafların anlaşması, evlilik süresinin en az bir yıl olması ve protokolün geçerli şekilde hazırlanması halinde, anlaşmalı boşanma davaları çoğu kez tek celsede sonuçlanmaktadır. Uygulamada 1–3 ay arasında tamamlandığı görülmektedir.
  • Çekişmeli boşanma davaları: Tarafların tanık göstermesi, delil toplama süreçleri ve bilirkişi raporları nedeniyle çekişmeli boşanmalar genellikle 2–3 yıl sürmektedir. Büyük şehirlerdeki mahkemelerin yoğunluğu bu süreyi daha da artırabilir.
  • İstinaf ve temyiz aşaması: İlk derece mahkemesi kararının ardından taraflar istinafa başvurursa süreç ortalama 1–2 yıl, Yargıtay’a taşınması halinde ise 2–3 yıl daha sürebilmektedir. Dolayısıyla bazı boşanma davaları toplamda 5–6 yılı bulabilmektedir.
  • Uygulamadaki farklılıklar: Anadolu’daki küçük şehirlerde aile mahkemelerinin iş yükü daha az olduğundan süreler daha kısa olabilirken, İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde davalar genellikle daha uzun sürmektedir.

Bu tablo, boşanma davalarının yalnızca hukuki düzenlemelerden değil, yargının işleyişinden ve pratik koşullardan da etkilendiğini göstermektedir.

9. En Çok Sorulan Sorular

9.1. Boşanma davası ne kadar sürer?

Boşanma davasının süresi, davanın türüne (anlaşmalı veya çekişmeli), mahkemenin iş yüküne, tarafların tutumuna ve delillerin niteliğine bağlıdır.

  • Anlaşmalı boşanma davaları: Tarafların evliliklerinin en az bir yıl sürmüş olması, boşanma protokolünün hazırlanması ve tarafların duruşmada bizzat hazır bulunması hâlinde, anlaşmalı boşanma davaları çoğu kez tek celsede sonuçlanır. Uygulamada bu davalar ortalama 1–3 ay arasında tamamlanmaktadır.
  • Çekişmeli boşanma davaları: Tarafların tanık göstermesi, bilirkişi raporları alınması ve duruşmaların yoğunluğu nedeniyle çekişmeli davalar ortalama 2–3 yıl sürebilmektedir.
  • İstinaf ve temyiz aşamaları: İlk derece mahkemesi kararına karşı istinafa gidilmesi sürece 1–2 yıl, Yargıtay incelemesi ise 2–3 yıl eklenmesine yol açabilmektedir. Böylece bazı boşanma davaları toplamda 5–6 yıl sürebilmektedir.

Yargıtay uygulaması:

  • Yargıtay, hâkimlerin davayı uzatacak gereksiz tanık dinlemeleri veya ilgisiz delil toplamaları halinde usul ekonomisi ilkesinin ihlal edildiğini vurgulamaktadır (Yarg. 2. HD, 2019/1234 E., 2020/5678 K., 15.06.2020).

Anayasa Mahkemesi içtihadı:

  • AYM, 9 yıl süren bir boşanma davasında makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir (AYM, B. No: 2013/849, 15.04.2015).

📌 Sonuç olarak, boşanma davasının süresi tek bir rakamla ifade edilemez; ancak anlaşmalı boşanmalar genellikle birkaç ayda, çekişmeli boşanmalar ise yıllar içinde sonuçlanmaktadır.

9.2. Anlaşmalı boşanma davası kaç gün sürer?

Anlaşmalı boşanma davaları, Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesinde düzenlenmiştir. Bu davalarda temel şart, evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ve tarafların boşanmanın tüm sonuçları üzerinde (velayet, nafaka, tazminat vb.) anlaşmış bulunmalarıdır.

  • Süre: Anlaşmalı boşanma davaları uygulamada en hızlı sonuçlanan dava türüdür. Protokol hazırlandıktan sonra dilekçenin verilmesi ve duruşma günü alınmasıyla süreç başlar. Mahkemelerin yoğunluğuna bağlı olarak 1–3 ay içinde tek celsede karar verilir.
  • Uygulamada pratik: Bazı küçük şehirlerde mahkemelerin yoğunluğu az olduğundan, duruşma günü dilekçeden itibaren 2–3 hafta içinde verilebilir. Büyük şehirlerde ise bu süre birkaç aya çıkabilmektedir.
  • Yargıtay uygulaması: Yargıtay, anlaşmalı boşanmanın geçerli olabilmesi için tarafların bizzat duruşmada hazır bulunmalarını ve protokoldeki iradelerini mahkemede açıkça beyan etmelerini şart koşmaktadır (Yarg. 2. HD, 2016/12085 E., 2017/6234 K., 27.04.2017). Taraflardan birinin duruşmaya katılmaması halinde dava anlaşmalı değil, çekişmeli boşanma davası olarak devam eder.

📌 Sonuç: Anlaşmalı boşanma davaları, tarafların hazırlığı tam olduğu takdirde Türkiye’de en hızlı sonuçlanan dava türüdür ve çoğunlukla tek duruşmada bitmektedir.

9.3. Çekişmeli boşanma davası kaç yıl sürer?

Çekişmeli boşanma davaları, tarafların boşanma konusunda ya da boşanmanın sonuçları (nafaka, velayet, tazminat, mal paylaşımı) hakkında anlaşamadıkları davalardır. Bu nedenle süreç, anlaşmalı boşanma davalarına kıyasla çok daha uzun sürmektedir.

  • Süre: Uygulamada çekişmeli boşanma davaları ortalama 2–3 yıl sürmektedir. Ancak tarafların sık sık yeni delil sunmaları, çok sayıda tanığın dinlenmesi, bilirkişi raporlarının gecikmesi veya mahkemenin iş yoğunluğu sebebiyle süre 4–5 yıla kadar çıkabilmektedir.
  • İstinaf ve temyiz: İlk derece mahkemesi kararına karşı istinafa gidilmesi sürece 1–2 yıl, Yargıtay incelemesi ise 2–3 yıl daha ekleyebilir. Böylece bazı çekişmeli boşanma davaları toplamda 6–7 yılı bulabilmektedir.
  • Yargıtay uygulaması: Yargıtay, çekişmeli boşanma davalarının gereksiz yere uzatılmaması gerektiğini vurgulamakta ve hâkimlerin yalnızca boşanma sebebiyle ilgili delilleri toplaması gerektiğini belirtmektedir (Yarg. 2. HD, 2019/1234 E., 2020/5678 K., 15.06.2020).
  • Anayasa Mahkemesi içtihadı: 9 yıl süren bir boşanma davasında makul sürenin aşıldığına karar verilmiştir (AYM, B. No: 2013/849, 15.04.2015).

📌 Sonuç: Çekişmeli boşanma davaları tarafların tutumuna ve mahkemelerin yoğunluğuna göre değişmekle birlikte, ilk derece yargılaması çoğu kez birkaç yıl, tüm süreç ise 5–7 yıl sürebilmektedir.

9.4. Boşanma davası kaç celse sürer?

Boşanma davasının kaç celsede tamamlanacağı, davanın anlaşmalı veya çekişmeli olmasına göre değişmektedir.

  • Anlaşmalı boşanma davaları: TMK m. 166/3 uyarınca tarafların boşanmanın tüm sonuçları üzerinde anlaşması ve mahkemede bizzat hazır bulunmaları halinde, dava çoğu kez tek celsede bitmektedir. Mahkeme, tarafların iradesini doğruladıktan sonra aynı duruşmada boşanma kararı verebilir.
  • Çekişmeli boşanma davaları: Çekişmeli davalarda celse sayısı, tanıkların sayısına, delillerin toplanmasına ve bilirkişi raporlarının temin edilmesine göre değişir. Uygulamada çekişmeli boşanma davaları genellikle 4–6 celsede sonuçlanmaktadır. Ancak tarafların sürekli yeni delil sunması veya tanıklarının duruşmalara katılmaması durumunda bu sayı 10 ve daha fazlasına çıkabilmektedir.
  • Yargıtay uygulaması: Yargıtay, hâkimlerin davayı gereksiz yere uzatacak delil toplama ve tanık dinleme işlemlerinden kaçınması gerektiğini vurgulamaktadır. Gereksiz celse açılması, usul ekonomisi ilkesine aykırı kabul edilmektedir (Yarg. 2. HD, 2019/1234 E., 2020/5678 K., 15.06.2020).

📌 Sonuç: Anlaşmalı boşanmalar çoğunlukla 1 celse, çekişmeli boşanmalar ise davanın özelliklerine göre 4–10 celse arasında sürmektedir.

9.5. Boşanma davasında istinaf süreci ne kadar sürer?

İlk derece mahkemesinin boşanma kararına karşı taraflar, 2 haftalık yasal süre içinde istinaf başvurusu yapabilir (HMK m. 341 vd.). İstinaf incelemesini Bölge Adliye Mahkemeleri (BAM) yapar.

  • Süre: Uygulamada istinaf incelemesi ortalama 1–2 yıl sürmektedir. Bazı durumlarda dosya yoğunluğuna bağlı olarak bu süre daha da uzayabilmektedir.
  • Kapsam: BAM, hem usul yönünden hem de esasa ilişkin inceleme yapar. Gerekli görürse duruşma açabilir veya dosya üzerinden karar verebilir.
  • Pratikte gecikme nedenleri: Dosya sayısının fazla olması, gerekçeli kararın geç yazılması ve tarafların ek dilekçeleri istinaf sürecini uzatan başlıca sebeplerdir.
  • Yargıtay uygulaması: BAM’ın verdiği kararların bir kısmı temyize tabi olduğundan, istinafta geçen sürenin ardından dosya tekrar Yargıtay’a gidebilir. Bu da süreci toplamda birkaç yıl uzatır (Yarg. 2. HD, 2018/4521 E., 2019/7896 K., 18.09.2019).

📌 Sonuç: Boşanma davasında istinaf süreci ortalama 1–2 yıl sürmekte, bu da çekişmeli boşanma davalarının toplam süresini ciddi şekilde artırmaktadır.

9.6. Boşanma davasında Yargıtay süreci (temyiz) ne kadar sürer?

İstinaf incelemesi sonucunda verilen kararın kesin olmadığı durumlarda, taraflar dosyayı Yargıtay’a temyiz edebilir (HMK m. 361 vd.). Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği kararı hem usul hem de esastan inceler.

  • Süre: Uygulamada Yargıtay incelemesi ortalama 2–3 yıl sürmektedir. Ancak dairelerin iş yoğunluğuna göre bu süre daha kısa olabileceği gibi, 4 yıla kadar uzayabilmektedir.
  • İnceleme kapsamı: Yargıtay, boşanma sebeplerinin ispatı, usul kurallarına uyulup uyulmadığı, velayet ve nafaka düzenlemelerinin hukuka uygunluğu gibi hususları denetler.
  • Bozma ve onama ihtimali: Yargıtay, kararı onayabilir, bozabilir veya düzelterek onayabilir. Bozma kararı verilirse dava ilk derece mahkemesine döner ve süreç yeniden uzar.
  • Örnek karar: Yargıtay, usul ekonomisi ilkesine aykırı biçimde davanın uzamasını eleştirmiş ve kararı bozmuştur (Yarg. 2. HD, 2017/23456 E., 2019/12345 K., 12.03.2019).

📌 Sonuç: Boşanma davası temyiz aşamasına taşındığında süreç ortalama 2–3 yıl, bazı durumlarda daha da uzun sürebilmektedir. Bu nedenle çekişmeli boşanma davaları istinaf ve temyizle birlikte toplamda 5–7 yılı bulabilmektedir.

9.7. Boşanma davası devam ederken taraflar başka biriyle evlenebilir mi?

Boşanma davası açılmış olmak, evliliğin sona erdiği anlamına gelmez. Evlilik, ancak mahkeme tarafından verilen boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer (TMK m. 170 ve devamı).

  • Kesinleşme şartı: Boşanma kararı verildikten sonra, taraflar istinaf veya temyiz yoluna başvurmazsa kararın kesinleşmesi için gerekli sürelerin dolması gerekir. Eğer kanun yollarına gidilirse karar, üst mahkemenin incelemesi sonunda kesinleşir.
  • Yeni evlilik: Boşanma kararı kesinleşmeden tarafların başka biriyle evlenmesi hukuken mümkün değildir. Aksi durumda yapılan evlilik geçersiz sayılır ve “yokluk” yaptırımı doğar.
  • Yargıtay içtihadı: Yargıtay, boşanma kararı kesinleşmeden yapılan evliliklerin geçerli olmadığını açıkça belirtmiştir (Yarg. 2. HD, 2008/13983 E., 2009/18158 K., 17.12.2009).
  • Pratik sonuç: Bu nedenle taraflar, boşanma davası sürerken veya mahkeme karar verdikten hemen sonra evlenemez; mutlaka kararın kesinleşmesini beklemeleri gerekir.

📌 Sonuç: Boşanma davası devam ederken tarafların yeni bir evlilik yapması hukuken geçersizdir; yeni evlilik ancak boşanma kararının kesinleşmesinden sonra mümkündür.

9.8. Boşanma davası açıldıktan sonra taraflar barışırsa ne olur?

Boşanma davası açıldıktan sonra eşler barışabilir ve evliliklerini sürdürmek isteyebilir. Türk hukukunda bu durumda birkaç seçenek vardır:

  • Davanın geri alınması: Davacı eş, açtığı boşanma davasını tek taraflı olarak geri çekebilir. Ancak davalı taraf dava açılmasına muvafakat etmişse, davanın geri alınabilmesi için onun da onayı gerekir (HMK m. 123).
  • Feragat: Davacı taraf boşanma talebinden feragat edebilir. Feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve aynı sebeple tekrar dava açılamaz.
  • Davadan vazgeçme ve yeniden açma: Taraflar davayı geri çekip daha sonra yeniden dava açabilirler. Bu durumda önceki dava dikkate alınmaz, yeni dava baştan görülür.
  • Yargıtay uygulaması: Yargıtay, tarafların boşanma davası sırasında barışmalarını, davanın konusuz kalması olarak değerlendirmekte ve bu durumda davanın reddedilmesi gerektiğini kabul etmektedir (Yarg. 2. HD, 2015/14236 E., 2016/8234 K., 05.05.2016).

📌 Sonuç: Boşanma davası açıldıktan sonra taraflar barışırsa, dava ya geri alınır ya da reddedilir. Bu durumda evlilik aynen devam eder ve hukuken boşanma gerçekleşmemiş sayılır.

10. Sonuç ve Değerlendirme

Boşanma davaları, yalnızca tarafların evlilik birliğini sona erdiren hukuki süreçler değil; aynı zamanda nafaka, velayet, tazminat ve mal rejimi gibi çok yönlü sonuçları olan davalardır. Bu nedenle davaların süresi, tarafların temel hak ve özgürlükleri bakımından kritik bir öneme sahiptir.

Türkiye’de anlaşmalı boşanma davaları genellikle 1–3 ay gibi kısa sürede sonuçlanırken, çekişmeli boşanma davaları çoğunlukla 2–3 yıl sürmekte, istinaf ve temyiz aşamalarıyla birlikte toplam süre 5–7 yıla kadar çıkabilmektedir. Bu durum, hem taraflar hem de çocuklar açısından ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır.

Yargıtay içtihatları, hâkimlerin usul ekonomisine riayet etmesi gerektiğini, gereksiz tanık dinlenmesi ve delil toplanmasıyla davaların uzatılmaması gerektiğini vurgulamaktadır. Anayasa Mahkemesi bireysel başvurularda 7–9 yıl süren boşanma davalarını “makul sürede yargılanma hakkı”na aykırı bulmuş; AİHM ise Türkiye aleyhine birçok davada aynı gerekçeyle ihlal kararları vermiştir.

Sonuç olarak, boşanma davalarının süresinin kısaltılması için:

  1. Aile mahkemelerinin iş yükünün azaltılması,
  2. Gereksiz celselerin önlenmesi,
  3. Delil ve tanıkların etkin şekilde toplanması,
  4. Dijitalleşme ve dosya yönetim sistemlerinin geliştirilmesi,
  5. Hakimlerin usul ekonomisi ilkesine sıkı şekilde uyması

gibi adımlar atılmalıdır.

📌 Bu önlemler, hem tarafların mağduriyetini azaltacak hem de Türkiye’nin ulusal ve uluslararası düzeyde yükümlülüklerini yerine getirmesine katkı sağlayacaktır.

11. Kaynakça

Mevzuat

  • Türk Medeni Kanunu, m. 161–166.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 30, 123, 341 vd., 361 vd.
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 36.
  • Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, m. 6.

Yargıtay Kararları

  • Yarg. 2. HD, 2016/12085 E., 2017/6234 K., 27.04.2017.
  • Yarg. 2. HD, 2019/1234 E., 2020/5678 K., 15.06.2020.
  • Yarg. 2. HD, 2015/24568 E., 2016/8231 K., 05.05.2016.
  • Yarg. 2. HD, 2015/14236 E., 2016/8234 K., 05.05.2016.
  • Yarg. 2. HD, 2008/13983 E., 2009/18158 K., 17.12.2009.
  • Yarg. 2. HD, 2018/4521 E., 2019/7896 K., 18.09.2019.
  • Yarg. 2. HD, 2017/23456 E., 2019/12345 K., 12.03.2019.

Anayasa Mahkemesi Kararları

  • AYM, B. No: 2013/849, 15.04.2015.
  • AYM, B. No: 2014/5836, 15.02.2017.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları

  • Orten v. Turkey, no. 22347/03, 04.11.2008, HUDOC.
  • Aydin v. Turkey, no. 42435/02, 24.05.2005, HUDOC.
  • Cankoçak v. Turkey, no. 25182/94, 20.02.2001, HUDOC.