Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası 2025 Rehberi

İÇİNDEKİLER
- Giriş
- Hukuki Dayanak
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve ilgili hükümler
- Paylı ve elbirliği mülkiyetine ilişkin düzenlemeler
- Kimler Davacı Olabilir?
- Paydaşların dava açma hakkı
- Elbirliği mülkiyetinde davacı sıfatı
- Üçüncü kişilerin (ör. alacaklıların) dava açma hakkı
- Dava Açma Şartları
- Arabuluculuk dava şartı
- Taraf teşkili ve zorunluluklar
- Hukuki yarar koşulu
- Ortaklığın Giderilmesi Yöntemleri
- Aynen taksim
- Satış yoluyla giderme
- Kat mülkiyetine geçiş
- Mahkeme Süreci
- Dava dilekçesi ve arabuluculuk tutanağı
- Ön inceleme ve tarafların belirlenmesi
- Bilirkişi raporu ve keşif
- Karar aşaması
- Satış ve bedelin paylaştırılması
- İstinaf ve temyiz yolları
- Masraflar ve Harçlar
- Başvuru harcı ve gider avansı
- Bilirkişi ve keşif ücretleri
- Satış masrafları
- Masrafların paylaştırılması
- Vekâlet ücreti
- Yargıtay Kararları Işığında Uygulama
- Davanın tanımı ve amacı
- Aktif dava ehliyeti
- Tüm paydaşların davada yer alması
- İntifa hakkı sahiplerinin durumu
- Borçlu ortağın alacaklısı
- Payın küçüklüğünün dava hakkına etkisi
- Dava açılamayacak haller
- Satış usulü
- Aile konutu şerhi
- Kat mülkiyeti
- Sonuç
- Kaynakça
1. Giriş
Halk arasında “izale-i şuyu davası” olarak bilinen ortaklığın giderilmesi davası, özellikle miras kalan ev, arsa veya hisseli tapu gibi taşınmazlarda en sık karşılaşılan davalardan biridir. Paydaşlar arasında anlaşmazlık çıktığında, ortak mülkiyetin sona erdirilmesi için başvurulan yasal yoldur.
Türkiye’de aile içinde miras paylaşımı yapılmadığında veya paydaşlar arasında anlaşma sağlanamadığında, taşınmazlar yıllarca ortak kalabilmektedir. Bu durum hem kullanım hem de ekonomik değer açısından taraflar için ciddi sorunlar doğurur. İşte bu noktada devreye giren ortaklığın giderilmesi davası, paydaşlardan birinin talebiyle açılabilmekte ve mahkeme tarafından “aynen taksim” (fiilen bölme) ya da “satış suretiyle taksim” (ihale ile satış) yöntemlerinden biriyle çözüme kavuşturulmaktadır.
Bu makalede, ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasının hukuki dayanakları, dava açma şartları, süreci, masrafları ve Yargıtay kararları ışığında uygulamadaki yeri ele alınacak; en çok merak edilen sorulara halkın anlayabileceği dilde yanıtlar verilecektir. Amaç, mülk sahiplerinin bu davaya ilişkin temel bilgileri doğru ve anlaşılır şekilde edinmesini sağlamaktır.
2. Hukuki Dayanak
Ortaklığın giderilmesi davasının hukuki temelini esas olarak Türk Medeni Kanunu (TMK) oluşturmaktadır. Bu davalar, paylı mülkiyet ve elbirliği mülkiyetinin sona erdirilmesine ilişkin hükümlere dayanır.
- TMK m. 688: Paylı mülkiyetin tanımını yapar. Birden çok kimsenin bir şeyin tamamı üzerinde, belirli paylarla ortak mülkiyet hakkına sahip olmasıdır.
- TMK m. 698: Her paydaş, ortaklığın giderilmesini isteyebilir. Bu hak, mülkiyet hakkından kaynaklanan mutlak bir haktır ve engellenemez.
- TMK m. 699: Ortaklığın giderilmesi, kural olarak aynen taksim (fiilen bölünme) yoluyla yapılır; mümkün değilse satış yoluna gidilir.
- TMK m. 642: Elbirliği mülkiyetinde (örneğin miras ortaklığı) paydaşlardan her biri ortaklığın giderilmesini talep edebilir.
Ayrıca, davanın usulü Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine tabidir. Bu kapsamda:
- HMK m. 4/1-a: Taşınmaz mal veya aynî haklardan doğan davalara, taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi bakar.
- HMK m. 12: Ortaklığın giderilmesi davalarında görevli mahkeme, sulh hukuk mahkemesidir ve yetki, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesine aittir.
Dolayısıyla, ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası, paydaşlardan herhangi biri tarafından, taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinde açılabilir. Hakim, öncelikle aynen taksimin mümkün olup olmadığını bilirkişi aracılığıyla tespit eder; mümkün değilse satışa hükmeder.
3. Kimler Davacı Olabilir?
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası, mülkiyet hakkına dayalı bir taleptir. Bu nedenle davacı sıfatı, kural olarak ortaklara (paydaş/mirasçı) aittir.
3.1. Paydaşlar (Paylı Mülkiyet)
Paylı mülkiyette her paydaş, pay oranı ne olursa olsun tek başına ortaklığın giderilmesini isteyebilir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2018/2578 E., 2019/1985 K., 05.02.2019
“Pay oranı ne olursa olsun, her paydaş ortaklığın giderilmesi davası açma hakkına sahiptir.”
Yorum: %1 pay dahi yeterlidir. Payın büyüklüğü dava açma hakkını etkilemez.
3.2. Mirasçılar (Elbirliği Mülkiyeti) — Doğrusu
Elbirliği mülkiyetinde tek mirasçı da ortaklığın giderilmesi davası açabilir; ancak dava bütün mirasçılara yöneltilmelidir (taraf teşkili). Birlikte hareket etmeyen mirasçılar davalı olarak gösterilebilir. Eksik hasım varsa mahkeme tamamlatır; tamamlanamazsa dava usulden reddedilir.
Pratik notlar:
Miras ortaklığının ayrıca “tasfiyesi” ya da temsilci atanması dava açmak için şart değildir; önemli olan, bütün mirasçıların davada taraf hâline getirilmesidir.
Küçük veya kısıtlı mirasçı varsa veli/vasî üzerinden temsil sağlanır.
Adresi bilinmeyen/gaip mirasçı için usulüne uygun tebligat–ilan/kayyım yoluna gidilir.
3.3. Ortak Olmayan Üçüncü Kişiler
Ortak olmayan (paydaş sıfatı bulunmayan) üçüncü kişiler izale-i şuyu davası açamaz. Davacı sıfatı yalnızca ortaklara aittir. İstisnai olarak alacaklıların davayı açabileceği haller vardır ki bu durum da 3.4. kısımda incelenecektir.
3.4. Alacaklıların Durumu
Alacaklılar doğrudan ortaklığın giderilmesi davası açamaz. Yol şu şekildedir:
- Borçlunun payı haczedilir,
- Hacizli pay için icra satış talep edilir,
- Pay paraya çevrilerek alacak tahsil edilir.
Dolayısıyla alacaklı, “ortaklığın giderilmesini” dava ederek değil, icra yoluyla borçlunun payını sattırarak sonuca gider
4. Dava Açma Şartları
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası, ancak belirli koşullar altında açılabilir. Bu koşullar sağlanmadığı takdirde dava usulden reddedilir.
4.1. Ortaklığın Varlığı
Davanın açılabilmesi için öncelikle bir ortak mülkiyetin mevcut olması gerekir.
- Paylı mülkiyet (örneğin hisseli tapu)
- Elbirliği mülkiyeti (örneğin miras ortaklığı)
Eğer davaya konu taşınmazda ya da malda ortaklık yoksa, mahkeme davayı reddeder.
4.2. Davacı Sıfatı
Dava, yalnızca ortaklar (paydaşlar/mirasçılar) tarafından açılabilir.
- Payı küçük olsa da her paydaş tek başına dava açabilir.
- Elbirliği mülkiyetinde bir mirasçı dava açarsa, dava tüm mirasçılara yöneltilmek zorundadır.
- Ortak olmayan üçüncü kişiler ve alacaklılar doğrudan dava açamaz.
4.3. Bölünme İmkânı
Mahkeme öncelikle taşınmazın aynen taksime elverişli olup olmadığını bilirkişi incelemesi ile araştırır.
- Eğer bölünebilir (örneğin arsa üzerinde imar şartlarına göre parselasyon yapılabiliyorsa), satış kararı verilemez.
- Bölünemez ise satış yoluyla ortaklığın giderilmesine hükmedilir.
4.4. Tarafların Tam Gösterilmesi (Taraf Teşkili)
Dava açılırken tüm paydaşların davada taraf olması gerekir.
- Eksik taraf varsa, mahkeme davacıya süre verir.
- Eksiklik giderilmezse dava usulden reddedilir.
- Küçük ya da kısıtlı mirasçılar varsa veli/vasî temsil eder; adresi bilinmeyenler için usulüne uygun tebligat yapılır.
4.5. Ortaklığın Anlaşma ile Giderilmemiş Olması
Ortaklar kendi aralarında paylaşım yapabilirler. Bu durumda davaya gerek kalmaz. Ancak anlaşma sağlanamadığında dava yolu zorunlu hâle gelir.
4.6. Zamanaşımı
Ortaklığın giderilmesi davasında zamanaşımı yoktur. Ortaklık devam ettiği sürece her zaman dava açılabilir.
4.7. Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Görevli mahkeme: Sulh hukuk mahkemesi
- Yetkili mahkeme: Taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi
4.8. Arabuluculuk Zorunluluğu
01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle birlikte, ortaklığın giderilmesi davaları dava şartı arabuluculuğa tabidir (HUAK m.18/A).
Ne anlama gelir?
- Davacı önce arabulucuya başvurmak zorundadır.
- Arabulucu, tüm paydaşları toplantıya çağırır.
- Anlaşma sağlanırsa bir arabuluculuk anlaşma belgesi düzenlenir; bu belge mahkeme kararı gibi icra edilebilir.
- Anlaşma sağlanamazsa son tutanak tutulur ve dava bu tutanakla açılır.
Önemli Noktalar:
- Arabulucuya gitmeden doğrudan dava açılırsa, mahkeme davayı dava şartı yokluğundan reddeder.
- Arabuluculuk süresi kural olarak 3 hafta, zorunlu hallerde 1 hafta uzatılabilir.
- Arabuluculuk ücreti, ilk iki saat için Hazine tarafından karşılanır. Daha uzun sürerse taraflar eşit şekilde öder.
Sonuç: Artık ortaklığın giderilmesi davası açmak isteyen her paydaş için ilk durak arabuluculuk bürosudur. Mahkeme süreci, ancak arabuluculuk denemesi başarısız olduktan sonra başlar. İmza prosedürü tamamlandıktan sonra artık dava açılabilir.
5. Ortaklığın Giderilmesi Yöntemleri
Mahkeme, ortaklığın giderilmesine karar verirken öncelikle taşınmaz veya malın aynen taksime elverişli olup olmadığını inceler. Elverişli ise aynen taksime; mümkün değilse satış suretiyle taksime hükmedilir.
5.1. Aynen Taksim (Fiilen Bölme)
- Taşınmazın imar mevzuatına, ekonomik kullanım amacına ve teknik koşullara göre fiilen bölünebilmesi hâlinde uygulanır.
- Örneğin, geniş bir arsanın imar planına göre parçalara ayrılması mümkündür.
- Bilirkişi raporuyla bölünebilirlik belirlenir.
- Aynen taksimde her paydaş kendi payına düşen bağımsız taşınmazı alır.
Uygulamada Yargıtay, satışın son çare olduğunu açıkça belirtmiştir. Bölünme mümkünse mahkeme satış kararı veremez.
5.2. Satış Suretiyle Taksim
- Taşınmazın bölünmesi imkânsızsa veya ekonomik değerini kaybedecekse satışa hükmedilir.
- Satış genellikle ihale yoluyla yapılır. İhaleye paydaşlar da katılabilir.
- Satış bedeli masraflar düşüldükten sonra paydaşlara payları oranında dağıtılır.
Yorum: Uygulamada özellikle apartman daireleri, küçük arsalar ve bölünmesi mümkün olmayan evlerde satış yoluna gidilir.
5.3. Satışın Şekli ve Usulü
- Satış, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır.
- İhale genellikle açık artırma yoluyla olur.
- Paydaşlar satışa katılıp taşınmazı satın alabilir.
- Satış bedeli paydaşlara oranlarına göre dağıtılır.
5.4. Yöntemlerin Öncelik Sırası
- Öncelik: Aynen taksim
- İstisna: Bölünemezlik → Satış
Yani mahkeme öncelikle “bölünebilir mi?” sorusunu sorar. Bölünebiliyorsa bölme yolunu, bölünemiyorsa satış yolunu seçer.
6. Mahkeme Süreci
Ortaklığın giderilmesi davasında süreç, sulh hukuk mahkemesinde açılan dava dilekçesi ile başlar ve taşınmazın bölünebilirliğine göre ya aynen taksim ya da satışla sona erer.
6.1. Dava Dilekçesi
- Davacı paydaş, sulh hukuk mahkemesine dilekçe ile başvurur.
- Dilekçede: taşınmazın tapu bilgileri, ortaklık yapısı, pay oranları ve talep (aynen taksim/satış) belirtilir.
- Arabuluculuk tutanağı dilekçenin ekine eklenmek zorundadır.
6.2. Ön İnceleme ve Taraf Teşkili
- Mahkeme, öncelikle tarafların tam olup olmadığını inceler.
- Eksik paydaş varsa davacıya tamamlatması için süre verir.
- Eksiklik giderilmezse dava usulden reddedilir.
6.3. Bilirkişi ve Keşif
- Mahkeme, taşınmazın aynen taksime uygun olup olmadığını belirlemek için keşif yapar ve bilirkişi raporu alır.
- Bilirkişi; taşınmazın yüzölçümü, imar durumu, ekonomik değerini dikkate alarak rapor düzenler.
6.4. Karar Aşaması
- Taşınmaz bölünebilir ise aynen taksim,
- Bölünemez ise satış suretiyle taksim kararı verilir.
6.5. Satış ve Paranın Paylaştırılması
- Satış, icra dairesi aracılığıyla yapılır.
- İhaleye paydaşlar da katılabilir.
- Satış bedeli, masraflar çıktıktan sonra paydaşlara payları oranında dağıtılır.
6.6. Karar Süresi ve İtiraz
- Dava süresi, dosyanın yoğunluğuna göre değişir; genellikle 1–2 yıl sürebilir.
- Karara karşı istinaf yoluna başvurmak mümkündür.
- İstinaf sonrası da Yargıtay’a temyiz yolu açıktır (dava değerine göre).
6.7. Uygulamadaki Zorluklar
- Mirasçılar arasında iletişim kopukluğu,
- Bilirkişi raporlarına yapılan itirazlar,
- Satış ihalelerine katılımın az olması,
- Satış bedelinin düşük kalması.
Neticeten mahkeme süreci, teoride hızlı görünse de uygulamada tarafların çokluğu ve itirazlar nedeniyle uzun sürebilmektedir.
7. Masraflar ve Harçlar
Ortaklığın giderilmesi davası, diğer hukuk davalarına kıyasla masrafları daha öngörülebilir olan davalardandır. Ancak masrafların miktarı, davanın gidişatına ve taşınmazın değerine göre değişiklik gösterebilir.
7.1. Başvuru Harcı
Dava açılırken mahkeme veznesine başvuru harcı ödenir. Bu harç miktarı her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen tarifeye göre değişir.
7.2. Peşin Harç ve Gider Avansı
- Davacıdan peşin harç alınır.
- Ayrıca dava sırasında yapılacak tebligat, bilirkişi ücreti, keşif gideri gibi masraflar için gider avansı yatırılır.
7.3. Bilirkişi ve Keşif Ücreti
Taşınmazın aynen taksime uygun olup olmadığını belirlemek için bilirkişi raporu alınır. Bu rapor için bilirkişi ücreti ödenir. Ayrıca keşif yapılacaksa keşif masrafları da taraflardan alınır.
7.4. Satış Masrafları
Eğer taşınmazın satışına karar verilirse, satış icra dairesi aracılığıyla yapılır. Bu aşamada:
- İhale ilanı giderleri,
- Satış harcı,
- İcra masrafları ödenir.
Bu masraflar satış bedelinden karşılanır.
7.5. Masrafların Paylaşımı
- Kural olarak masraflar ortaklar arasında payları oranında paylaşılır.
- Ancak yargılama sırasında haksız davranan taraf varsa, mahkeme o tarafa ayrıca yargılama gideri yükleyebilir.
7.6. Vekâlet Ücreti
Davada avukat ile temsil söz konusuysa, mahkeme sonucuna göre taraf ayrımı gözetmeksizin vekalet ücreti takdir edilir ve maktu olarak tayin edilmiş bu vekâlet ücreti her bir taraf vekiline payları oranında paylaştırılır.
Sonuç: Masraflar, davanın açılmasıyla başlayıp satış aşamasına kadar devam eder. Davanın en büyük maliyeti, satış yapılması hâlinde ortaya çıkan ihale ve icra masraflarıdır. Yine de emlakçı masrafı da gözetildiğinde taşınmazın ortaklığın giderilmesi yolu ile satılmasından korkulmamalıdır. Günümüzde ihaleleri birçok vatandaşımız takip etmekte olup bazı zamanlar taşınmazlar değerinin üzerinde dahi satılmaktadırlar. Taşınmazın değerinin altında satıldığı pek nadir görülmektedir.
8. Yargıtay Kararları Işığında Uygulama
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davaları, Yargıtay içtihatlarıyla şekillenmiş ve uygulama esasları belirlenmiştir. Aşağıda öne çıkan kararlar ve bunların pratik sonuçları yer almaktadır.
8.1. Davanın Tanımı ve Amacı
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2021/2077 E., 2021/3967 K.:
“Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.”
Yorum: Amaç, ortak mülkiyet ilişkisini sona erdirmek ve her ortağın payını bağımsız hale getirmektir.
8.2. Davacı Sıfatı (Aktif Dava Ehliyeti)
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2019/432 E., 2019/7576 K.:
“Davacının payının bulunmadığı taşınmazlar yönünden aktif dava ehliyeti yoktur. Bu nedenle davanın reddi gerekirken ortaklığın giderilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Yorum: Dava açma hakkı yalnızca paydaşlara aittir; payı olmayan kişi dava açamaz.
8.3. Tüm Paydaşların Davada Yer Alması
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/13392 E., 2020/77 K.:
“Davaya konu taşınmazların maliklerinden bazılarının davada taraf olmadıkları anlaşılmış olup sağ iseler kendilerinin, ölmüş iseler veraset ilamları temin edilerek mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerekir.”
Yorum: Dava açılırken tüm ortaklar taraf gösterilmelidir. Aksi hâlde dava reddedilir.
8.4. İntifa Hakkı Sahiplerinin Durumu
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2021/5940 E., 2021/2117 K.:
“Ortaklığının giderilmesi istenen taşınmaz üzerinde intifa hakkı var ise bu hak sahibinin davaya dahil edilmesi zorunludur.”
Yorum: İntifa hakkı sahibi dava açamaz ama davada taraf olarak yer almak zorundadır.
8.5. Borçlu Ortağın Alacaklısı
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/17282 E., 2020/4519 K.:
“Elbirliği mülkiyetinde borçlu ortağın alacaklısı, icra mahkemesinden alacağı yetki belgesine dayanarak ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Ancak paylı mülkiyette alacaklının hukuki yararı yoktur.”
Yorum: Borçlu ortağın alacaklısı sadece elbirliği mülkiyetinde dava açabilir. Paylı mülkiyette bu mümkün değildir.
8.6. Paydaşın Payının Küçüklüğü
Yargıtay uygulamasına göre, payın oranı ne olursa olsun her paydaş ortaklığın giderilmesi davası açabilir.
Yorum: Çok küçük pay sahibi olan bile dava açma hakkına sahiptir.
8.7. Dava Açılamayacak Haller
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/14991 E., 2020/5344 K.:
“Tüm mirasçıların katılımıyla geçerli bir taksim sözleşmesi yapılmışsa artık ortaklığın giderilmesi davası açılamaz.”
Yorum: Paylaşma sözleşmesi varsa davanın hukuki yararı kalmaz.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/6568 E., 2019/5613 K.:
“Bir amaca özgülenmiş taşınmazda ortaklığın giderilmesi istenemez.”
Yorum: Kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmışsa bu süreç tamamlanana kadar dava açılamaz.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2018/2709 E., 2018/8465 K.:
“Para, ortaklığın giderilmesi davasına konu edilemez.”
Yorum: Bankadaki miras parası için izale-i şuyu davası açılamaz.
8.8. Satış Usulü
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2014/25583 E., 2016/8594 K.:
“Ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin ilamın infazı için ilam mahkemesine başvurulması gerekir. İlamlı takip yoluyla satış sağlanamaz.”
Yorum: Satış, yalnızca mahkeme kararı ve icra dairesi eliyle yapılabilir.
8.9. Aile Konutu Şerhi
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/12589 E., 2020/266 K.:
“Aile konutu şerhi konulmuş taşınmazda ortaklığın giderilmesine karar verilemez.”
Yorum: Aile konutu şerhi, dava açılmasına engeldir.
Anayasa Mahkemesi, 16/09/2020 tarihli Feridun Çalışkan ve Diğerleri kararında bu durumun bazı hallerde mülkiyet hakkını ihlal edebileceğini belirtmiştir.
8.10. Kat Mülkiyeti
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017/9793 E., 2019/1460 K.:
“Kat mülkiyetine geçiş koşulları sağlanmışsa ortaklığın bu yolla giderilmesine karar verilebilir.”
Yorum: Şartları sağlanan taşınmazlarda satış yerine kat mülkiyetine geçiş tercih edilebilir.
9. Sonuç
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası, paylı veya elbirliği mülkiyetinde bulunan taşınmaz ve taşınır mallarda ortak mülkiyeti sona erdirmenin en temel yoludur. Bu davalar özellikle miras paylaşımında, mirasçılar arasında çözülmesi gereken uyuşmazlıklarda öne çıkar.
Yargıtay kararları ışığında uygulamanın esasları netleşmiştir:
- Payı küçük de olsa her paydaş dava açabilir.
- Tüm paydaşların davaya dahil edilmesi zorunludur.
- Öncelik aynen taksimdir; satış ancak bu mümkün değilse yapılır.
- İntifa hakkı sahipleri, aile konutu şerhi veya kamulaştırma gibi özel durumlar davanın seyrini doğrudan etkiler.
- Arabuluculuk başvurusu artık dava şartıdır; yapılmadan açılan davalar usulden reddedilir.
Pratikte, bu davalar tarafların sayısı, taşınmazların niteliği ve yapılacak itirazlara bağlı olarak uzun sürebilmektedir. Ancak sulh hukuk mahkemeleri, Yargıtay içtihatları ve arabuluculuk sistemiyle birlikte davanın daha hızlı ve adil şekilde sonuçlanması hedeflenmektedir.
Sonuç olarak: Ortaklığın giderilmesi davası teknik ve dikkat gerektiren bir süreçtir. Paydaşların hak kaybına uğramamaları için dava açmadan önce hukuki destek almaları önemlidir.
10. Kaynakça ve Güncelleme
Kanunlar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
Yargıtay Kararları
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2021/2077 E., 2021/3967 K.
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2019/432 E., 2019/7576 K.
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2016/13392 E., 2020/77 K.
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2021/5940 E., 2021/2117 K.
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2016/17282 E., 2020/4519 K.
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2016/14991 E., 2020/5344 K.
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2016/6568 E., 2019/5613 K.
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2018/2709 E., 2018/8465 K.
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2014/25583 E., 2016/8594 K.
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2016/12589 E., 2020/266 K.
- Anayasa Mahkemesi, 16/09/2020, Feridun Çalışkan ve Diğerleri Kararı
- Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, 2017/9793 E., 2019/1460 K.
Güncelleme Kaydı
- 19/09/2025: İlk taslak hazırlandı; Yargıtay kararları eklenerek içerik güncellendi.
- İlerleyen tarihlerde: Yeni mevzuat veya içtihat değişiklikleri oldukça güncellenecektir.
Ortaklığın giderilmesi davası ile ilgili sıkça sorulan sorular için tıklayın:

